B12 VİTAMİNİ

B12 VİTAMİNİ

B12 VİTAMİNİ

B vitamininin keşfi, metabolizmadaki rolünün açıklanması ve eksikliğinin etkileri ve tedavisi 100 yıldan fazla bir süredir farklı aşamalarda gerçekleşmiştir. 19. yüzyılda araştırmacılar, besinlerin yetersizliğinin pernisiyöz anemiye nedeni olduğunu öne sürmüşlerdir. Bundan öncesinde, çeşitli diyetlerin ve besinlerin etkilerini test etmek için hayvanlar kullanılmıştır. Ancak pernisiyöz anemi hastalığını test etmek için yalnızca insanlar üzerinde testler yapılması gerektiği için insanlar, çeşitli karaciğer ekstraksiyonlarına katılmak ve onları beslemek isteyen hastaları bulmak için Columbia Üniversitesi’nden Randolph West (1890-1949) ile birlikte çalışmıştır. ABD Tarım Bakanlığı’ndan bir mikrobiyolog olan Mary Shorb’un (1907–1990) karaciğer ekstraktlarına yanıt veren bir bakteri tanımladığını öğrenilmiştir. 1947’de Folkers ve ekibi, küçük, parlak kırmızı kristalleri üreten B12 vitamini (kobalamin) izole etmiştir. Bir sonraki yıl, bu yeni bileşik, pernisiyöz anemiden muzdarip bir hasta üzerinde test edilmiş ve onu iyileştirmiştir. Daha sonra kobalaminin  hayvanlarda büyümeye etki ettiği görülmüştür.
B12 vitamini çok önemli bir vitaminidir. Sinir dokusu sağlığı, beyin fonksiyonu ve kırmızı kan hücrelerinin üretimi için gerekli olan B12 vitamininin bir diğer adı ise Kobalamindir. B12 vitamini, diğer B vitaminleri gibi suda çözünür bir vitamin olmakla beraber, en büyük ve yapı açısından en karmaşık vitamindir.
Et ürünlerinde doğal olarak bulunmakta ve sadece bakteriyel fermantasyon sentezi ile endüstriyel olarak üretilebimektedir. B12 vitamini; balık, et, yumurta ve süt ürünleri gibi hayvansal ürünlerde doğal olarak bulunabilir. Tipik olarak bitkisel gıdalarda görülmez. B-12 vitamininin iyi diyet kaynakları arasında: sığır eti, domuz eti, jambon kümes hayvanları, özellikle mezgit balığı ve ton balığı süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünleri bazı besin mayaları yumurtalar, bazı soya sütü ve kahvaltılık tahıllar vardır. B 12 vitamini, beynin ve sinir sisteminin normal işlevi için çok önemli bir vitamindir. Ayrıca kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda rol oynamakta ve DNA’nın oluşturulmasına ve düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Gıdalardaki proteine bağlanan B12 vitamini, midede hidroklorik asit ve mide proteaz aktivitesi ile salınır. Güçlendirilmiş gıdalara ve diyet takviyelerine sentetik B12 vitamini eklendiğinde, serbest formdadır. Boşta olan B12 vitamini ardından intrinsik faktör, mide de parietal hücreler aracılığıyla salgılanan bir glikoprotein ile bir araya gelir ve ortaya çıkan karmaşık, almaç aracılı endositoz ile distal ileum içinde absorbe edilir.
Bazı durumlarda, yüksek dozda B12’nin kas içi enjeksiyonları, cilt tahrişleri ve belirli bir akne formu gibi hafif bağışıklık tepkilerine yol açtığı görülmüştür. Terleme, baş dönmesi ve mide bulantısı da görülmüştür. Bu nedenle, aşırı doz alımı da bunları tetikleyebileceğinden, her vitaminde olduğu gibi alınan miktara dikkat edilmelidir.
Bağırsaklardaki emilim optimal ise günde 150-250 ug oral dozlar yeterlidir. Bununla birlikte, bilinen bir gastrointestinal bozukluk durumunda, en az 500 ug takviye edilmelidir.
Takviyeler doz başına 1000 ug’dan fazla ise ilgili doktora danışarak ve dikkat edilerek alınmalıdır. Diğer ciddi aşırı doz alımı yan etkileri arasında; kandaki düşük potasyum seviyeleri, konjestif kalp yetmezliği, kol ve bacaklarda pıhtılaşma, akciğerde sıvı birikmesi, anafilaksi adı verilen ve nefes almakta zorluk çekebilecek, dil şişmesi gibi alerjik reaksiyonlar görülebilir. B12 Vitamini ile ciddi etkileşimleri olan bazı ilaçlar şunlardır: Leukeran (klorambucil),Prilosec (omeprazol),Colcrys ve Mitigare (kolşisin).
Gövdede ki her hücrenin çalışması, yağ asitlerinin oluşturulmasında ve güç oluşumuna olanak sağladığı için B-12 vitaminine bağlıdır. Vitamin B12, kişi gövdesinin folik asidi absorbe etmesine olanak sağlayarak gücün salınmasını sağlar.

Yetersizliğinde Görülen Durumlar

Hücreler B12 vitamini olmadan düzgün bir şekilde çoğalamaz. Vitamin B12 miktarları çok azsa eritrositelerin üretimi azalır. Kırmızı kan hücresi sayısı düşerse anemi oluşabilir. Aktif tedaviye ihtiyaç duyulmadan önce dengeli bir diyet ile yeterli ve dengeli miktarda besin almak her zaman daha iyidir. Sağlıklı bir diyetle eksiklik belirtilerinden kolayca kaçınılabilir.
Normalden daha düşük B12 vitamini seviyeleri depresyon, konfüzyon, hafıza problemleri ve yorgunluk gibi eksiklik semptomlarını tetikleyebilir. B12 vitamini eksikliğinin diğer belirtileri kabızlık, iştahsızlık ve kilo kaybını içerir.Semptomlar arttığında, el ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanma gibi nörolojik değişiklikler içerebilir.B12 vitamini eksikliği olan bebekler, yüz titremeleri, refleks problemleri, beslenme zorlukları, tahriş ve eksiklik tedavi edilmezse, büyüme problemleri gözlemlenebilir. Vitamin B12 azlığı önemli bir sürekli sinir ve beyin hasarı tahlikesi bulundurur. B12 vitamini yetersiz olan bazı kişilerde psikoz, mani ve bunama gelişme riski daha yüksektir.Yetersiz B-12 vitamini anemiye de neden olabilir. En sık görülen anemi semptomları yorgunluk, nefes darlığı ve düzensiz kalp atışıdır. Anemi olan insanlar da ağrılı bir ağız veya dilkilo kaybısoluk veya sararmış ciltishaladet problemleri yaşayabilir. B12 vitamini eksikliği ayrıca insanları enfeksiyonların etkilerine karşı daha duyarlı hale getirir.
Veganlar, diyetleri hayvansal kaynaklı gıda ürünlerini içermediğinden B-12 vitamini eksikliği riskiyle karşı karşıyadır. Hamilelik ve emzirme vegan eksikliğini kötüleştirebilir. Bitki kaynaklı gıdalar,yeterli kobalamine sahip değildir.Pernisiyöz anemisi olan kişilerde B-12 vitamini olmayabilir. Pernisiyöz anemi, kanı etkileyen otoimmün bir hastalıktır. Bu bozukluğu olan hastalar, midede vücudun B-12 vitaminini emmesine izin veren bir protein olan intrinsik faktöre (IF) sahip değildir.Diğer risk altındaki gruplar arasında ince bağırsak problemleri olan insanlar, örneğin ince bağırsağı cerrahi olarak kısaltılmış bireyler bulunur. Kobalamini düzgün bir şekilde ememeyebilirler. Crohn hastalığı olan kişilerin risk altında olduğu söylenir, ancak araştırmacılar bunu doğrulamak için kanıt eksikliği olduğunu savunduklarından dolayı kesinliği bilinmemektedir.Gastrit, çölyak hastalığı ve inflamatuar bağırsak hastalığı bir eksikliğe neden olabilir, çünkü bu koşullar besinlerin emiliminin azalmasına neden olur.Kronik alkolizmi olan insanlar, vücutları da besinleri verimli bir şekilde ememedikleri için B-12 vitamini eksikliği yaşayabilir.Metformin ile diyabet tedavisi gören bireylerin B-12 vitamini seviyelerini izlemeleri önerilir. Metformin, B-12 vitamini emilimini azaltabilir.Tedavi, B-12 vitamini enjeksiyonlarını içerir. Besin emilimi ile ilgili problemleri olan kişilere B-12 vitamini enjeksiyonu yapılabilir.Bazı insanlar gıda kaynaklarından B-12 vitamini almakta zorluk çeker ve takviye almaları gerekebilir.Takviyeler ağızdan veya burun spreyi ile alınabilir.

Gereksinim

Yaş                                  Günlük miktar (mcg)
0-12 ay                             0.5
1-3 yaş                             0.9
4-9 yaş                             1.2
10 yaş ve üstü                  2.4
Gebelik için ek                0.2
Emziklilik için ek            0.4

Anne sütü ilk 6 ayda bebeğin gereksinmesini karşılamaktadır. Yalnızca bitkisel besinler ile beslenen annelerin bebeklerine 0.1 mcg/gün B12 verilebilir. Yaşlılarda da artırılabilir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir